24 Nisan 2010 Cumartesi

KABAK KOYU

Benim hippiliğim geçmişte kaldı..Hiç oldu mu, o da malum..68 kuşağına özenmekle ve o kuşakla, o yıllarda yaşamayı istediğimizi dillendirmekle sınırlı artık hippilik hayalimiz..Bir Akın Öngör de değiliz ki heyyt lan, Behlül kaçar deyip, 55 yaşında da olsa Bodrum' a yerleşip, üzüm yetiştirip, şarap yapalım, Atlantik ' i yelkenliyle geçelim bla bla bla..
Ne doğa insanıyım, ne kariyer hayali olan bir şehirli..80 sonrası kuşaktan olduğum için daha Sex and the City insanıyım, doğada 1 haftadan fazla da kalamam evet ama şu aralar tek hayalim, arkadaşlar vasıtasıyla duyduğum, araştırdığım Kabak Koyu'na börtü böceğe tahammül edememe ve rahatına düşkün biri olmama rağmen gitmek, kumsaldan totomu kaldırmamak, denizden çıkmamak..Umarım denizi Olimpos' un denizi gibi yalan bir deniz çıkmaz, Kaş gibi olmasını bekleyip hayal kırıklığına uğramayacağım ama yosunsuz, bulanık olmayan bir deniz hayali kuruyorum..
Her yıl ağustosta tatile çıkan ben, bu sene mayısı nasıl geçireceğimi bilmiyorum, haziranın ilk cts de kaçıyorum..Eskisi kadar olmasa da daha gözü kara olcem, eleştirmicem , söylenmicem, ' neohippie ' olcem, make love not war dicem, kumsal ateşi çevresinde çeşit çeşit insanlarla dans edicem, içcem, içcem, içcem..
Aşağıdaki kamplardan hangisini tercih edeceğime de karar veremediğimden, şansın bu kez yüzüme güleceğine inanıp, denize yakın olanına yerleşcem..Hadi bakalım kısmet, hayırlısı olsun :Q)


http://www.turancamping.com
http://www.kabaknaturallife.com
http://www.reflectionscamp.com
http://www.gemilecamping.com
http://www.sultancamp.com
http://www.theshambala.com
http://www.metecamping.com
http://www.helinnaturecamp.com
http://www.fullmooncamp.eut
http://www.shantigardenkabak.com/tr/
http://www.kabakvalleycamp.com
http://www.olivegardenkabak.com

23 Nisan 2010 Cuma

BİR MUMUM BİLE YOK :)

23 Nisan' ın çocuk bayramlığından çıkıp, resmi tatil kimliğine sevinerek perşembe akşamı 7 civarı çıkıdık çıkıdık eve gelinir.Erkenden B Fit' e gidilecek, doğum günüsü şerefine, 45 kg' luk çıtır 86 lı hocaya Kinder ' Sürprizz ' yumurtası verilecektir, erkenden mekandan çıkıp, kızcağızın doğumgününde işyerinden erken çıkabilmesi için dua edilecektir.
Ve hayat..Kapıdan eve girildiğinde ışıkların yanmadığı farkedilir, apartmanın ışıklarının yanıyor olması içi huzursuz edince, evinin kadını olmanın yarattığı bilgi birikimiyle sigortalara bakılır, herşey normaldir.Tedirginlik ve heyecanın yarattığı kalp çarpıntısıyla üst kattaki ev sahibine çıkılır ve ' Elektriğiniz var mı ? ' denilir, maalesef vardır..Ev sahibinin apartmanın girişindeki sayaçlarda bulunan sigortanın atmış olabileceğini söylemesi üzerine aşağı yönelinir.Elektrik ya da elektroniğin ' e ' sinden anlamayan aptal şahıs möö gibi sayaçlara bakar o da ne bir not..Bedaş ' ın üzerinde 1 fatura ve 32 tl 14 kuruştan ibaret, unutulan b.ktan bir borç için resmi tatil ve haftasonuyla birlikte 4 gün elektriksiz kalınmasını sağlayacak olması üzerine bin küfür, bela, lanet okunur..186 aranır, zavallı Engin Bey ' in beyni yenir, telefonda sinir krizi geçirilir, bir mumum bile yok denir, ağlanır..
İnternet de dolaylı yoldan kullanılamadığı için bankaların çağrı merkezleri aranır 30 tl lik borcu ödemek için..Arkadaştan yardım alınır..Hepsi sonuçsuz kalınca, bünye kendisini sokaklara vurur..Atm den borç ödemeye çalışılır ama şapşallıktan işl.kodu, abone no vs nin olduğu kağıt alınmamıştır.( Yurtdışına giderken uçak biletinin çıktısını almayı unutan şapşaldan, faturayı yanına almasını beklemek de saçma gerçi..)1,5 Saatlik aptal koşuşturmanın yarattığı yorgunluk ve umutsuzlukla Fortis Şb' sinin camı yumruklanır..Güvenlik gelir, personel olunduğu söylenir ve acil internetin kullanılmasının gerektiği iletilir, personel kartı gösterilir, akşam 8,5 ta şubeye girilir,30 sn de borç ödenir.Tekrar 186 aranır,borcun ödendiği söylenir '' Noolur noolur noooooolur '' denir, Engincik kontrol eder, borç ödenmiştir ama borç ödense bile şu an yapılabilecek bişey olmadığını, olsa gerçekten ' kendisinin ' yapacağını soler, ona da ' Lafım size diil kuruma' denir, daha önce kişinin de çağrı merkezinde çalıştığı söylenir..Engin, kişiye apartmanın girişindeki sayaca ve şaltere bakmasını soyler, mesaj alınır.Eve dönülür, sayaç son model olduğu için tek bir tuş ve 2 şalterin kalkmasıyla çalışır..Engincik 3.kez ve son kez tekrar aranır ama bu sefer sadece ' thank you ' denilmek için, Hüseyin çıkar, kendisine Engin ' e teşekkür edildiğini söylemesi iletilir.
İlk iş sayaca bakılmadığından kısa bir süre kişi kendi dalloluğuna sinirlenir ama medeniyetin verdiği mutlulukla sakinleşir, evin içini aydınlatan ışıkla birlikte sinir, karmaşa yerini sükunete bırakır..

12 Nisan 2010 Pazartesi

YERİM BEN BU BALUUĞU:)


Not : " Mutlu yıllar J, Al sana baluk, ibibik " konulu bu resim "maviş baluk" Dilara tarafından, benim doğum günüm için yapılmıştır, hediye mahiyetindedir, özeldir..Bilgilerinize cicim:)

4 Nisan 2010 Pazar

BROKEN BELLS / THE HIGH ROAD



Not: Dilaracığıma, oldu mu ibibik :)

BATTANİYEM / MULTITAP

dur bugun benim gunum
kapandi uzgunum
sikildim artik insanlardan
hic durmadan ararlar
hic sormadan gelirler
hic yalniz olmasinlar
mutsuzlar

kendi kendilerine kalmak ne zor gelir ki
rehberinde yer bulur isminin bas harfi
caldi bak ziril ziril telefonun zili
acmadim, bozmadim keyfimi

patlamis misir, kahve fincanim
korku filmi
gelmesin sakin uclu koltugun supriz ismi
yordu onlarin sahte dertleri
gecti simdi

battaniyem kareli
batteniyem degerli
her saniyem degerli
her saniyem kareli
her saniyem

Not: Herifler çok tipsiz ama eğlenceliler, tam bir pazar şarkısı benim için :)Video eklemeyi öğrendiğimde eklerim cicişler:))

KOCA/AMAN BİR ALKIŞ

Haftasonu tatilinde, şahane havaya rağmen burnunu camdan uzatmayan,
Sigara-kahve, kek, gofret, poğaça-çay, kola, etsizçiğköfte-ayran(3 gün boyunca) ile beslenip,
Hayrına bir kap yemek yapıp yemeyen,
Koltuğun aynı kısmında, koca totosunu kıpırdatmadan otururan ( Alla korusun, amann )
Yapmayı planladığı bir sürü şey varken, hiçbirini yapmayan,
Bokunun üstünde yaşayan, kokuşan, uyuşan,
Bloguna bir video eklemeyi başaramayan,
Paint te bir mavi elma çizmek için 1 saat uğraşan, dayanamayıp silen,
Dilara' sına, ironi olsun diye, 2 gün gecikmeli doğumgünü hediyesi, kortizon yemiş pörtlek gözlü bir balık çizmeyi hayal edip,
başlamaya .ötü yemeyen ( Ama bir gün çizcem o balığı diyen )
(Eklenemeyen video da han-fendinin hediyesi olcekti zaten Broken Bells - The High Road..)
İnternet üzerinden pazar gazetelerini okurken, ( Röportajların etkisinin, hayat üzerindeki bitmeyen-engellenemeyen etkisi.. )
B-fit diye sadece - maalesef kadınlar ( hanımlarr, baayanlar ) için olan spor merkezimsi bir yere kaydolmaya karar veren,
bunun için doğum gününün geçmesini bekleyen, ( yeni yaş-yeni başlangıç, her daim takıntı, saykobitch!! )
27 yaşında rockstar olup, ölüp efsane olamamış, patronundan önce işten çıkamamış,
Şu an hayattaki en büyük derdi arkadaşının yurtdışından aldığı, çok sevdiği, puzzle küpenin tekini ve disco queen li küpesinin tekini,
bulma ümidi olmaksızın, sonsuza dek kaybetmiş olmak olan şahsın,
kendini alkolle birlikte spora vermeye karar vermesine;
Koca/aman bir alkışşş :)
Not: Mutlu-mutlu yıllar Dilarecimm..