29 Eylül 2010 Çarşamba

.

Bugün sokakta yürürken görmüş olduğum 20 - 25 yaşlarında bir çocuğun, tamamen yanmış olan yüzü ve geriye kalan gözleri dışında hiçbir şey gerçek ve kayda değer değil.

14 Eylül 2010 Salı

Uzakları seviyoruz..

'Only pray' dendiğinde 'Like a prayer' söylemeyi seviyoruz:)


Yağmuru, kokusunu, üşümeyi seviyoruz..

Arnavut kaldırımlarını, yerlerde oturan, içen, sohbet eden insanları seviyoruz..

Rüzgar gülü seviyoruz..


Graffiti seviyoruz..

Şehiriçindeki plajları, kumdan kaleleri seviyoruz..


Birayı, parkta votka içmeyi, efendi sarhoşları seviyoruz, şarabı Tünel' de seviyoruz:)



Dolu sokaklar kadar boş sokakları da seviyoruz..

Pub önlerini, ara sokakları seviyoruz:)

Özellikle pubları, kısmen barları seviyoruz..




Parliament sinema kulübünü seviyoruz:)

Işığın, suyun, müziğin birarada olmasını seviyoruz..


Şaşırtan yapıları seviyoruz..




Alışkanlıklarımızı kısmen seviyoruz:)

Her parçasına emek verilmiş, kişiye ait, ruhu olan mekanları seviyoruz..

Delileri seviyoruz..

Şansımızı denemeyi seviyoruz..

Gemi - tren - otobüs kısmen uçak yolculuklarını seviyoruz..